Döneminin en iyi kalecileri arasında gösterilen Arman, refleksleri ve atletizmi sayesinde “Uçan Kaleci” ünvanıyla anıldı. Arman, genellikle sarı renkteki formasıyla sahaya çıkmasıyla dikkat çekiyordu. Bu görsel detay zamanla kimliğiyle bütünleşti.
Fenerbahçe kalesini koruduğu dönemde maçlara sarı bir kazakla çıkan Cihat Arman, kalesinde uçarak yaptığı kurtarışlarla birlikte “Sarı Kanarya” lakabını aldı. “Sarı Kanarya”, zamanla Fenerbahçe için kullanılmaya başlandı ve günümüze kadar ulaştı.
Fenerbahçe'nin kanarya sembolü, efsanevi futbolcularından Cihat Arman'a dayanıyor. Dönemin büyük kalecisi, 1940'lı yıllarda maçlara sarı kazağıyla çıkardı. Fenerbahçe'nin kanarya simgesi “uçan kaleci” lakaplı Cihat Arman'a “sarı kanarya” denilmesiyle ortaya çıktı.
Ortada bulunan sarı lacivert kalp şeklindeki sarı, Fenerbahçe'ye duyulan gıpta ve kıskançlığı, lacivert ise soyluluğu tasvir eder. Bu iki renk arasından yükselen palamut dalı ise, Fenerbahçelilik'in kudret ve kuvvetinin ifadesidir.
1952 yılı Fenerbahçe kadrosu ardı ardında şampiyonluğu kovalar ve kanarya ifadesi basında da yer almaya başlar. O yıllarda iyi işler çıkaran Fenerbahçe'den gazete manşetlerinde “Sarı kanaryalar yine güzel oynadı” diye bahsedilir. Sonuç olarak kanarya ifadesi kalıplaşır, zamanla Fenerbahçe'nin simgesi haline gelir.
Beşiktaş'ın kartal, Galatasaray'ın aslan, Trabzonspor'un kaplan ve Bursaspor'un timsah ile özdeşleştiği gibi Türk futbolunda sarı-lacivertli renkleriyle Fenerbahçe'nin sembolü ise kanarya olarak dikkatleri çekiyor.
Bursaspor'un simgesi timsah, 1992 yılında yeşil-beyazlı kulüpte yedek yönetici olarak yer alan Lemi Keskin'in izlediği bir belgeselden yola çıkmasıyla bulundu. Bir timsahın, boğa yediği görüntüleri izleyen Keskin, yaptığı görüşmeler sonucu ''yeşil inciler'' olan sembolün ''timsah'' olarak değiştirilmesini sağladı.
Kanarya lakabı 1939'a dayanıyor, kaleci Cihat Arman'ın sarı formasıyla uçarcasına kurtarışları sayesinde bir taraftar tarafından "Sarı Kanarya" diye anılmış ve bu zamanla kulübün zarafet, hız ve başarı simgesi haline gelmiş – hatta resmi maskot "Yellow the Canary" olarak devam ediyor.
Mücadeleci oyunundan ötürü aldığı 'aslan' lakabı Galatasaray'ın zafer yolculuğunun da simgesi haline geldi. “Bize durmak yaraşmaz” diye tanımladığı Galatasaraylılık ruhunun en önemli figürlerinden Nihat Bekdik'in, kendi kaleminden hikayesi ve pek az bilinen yönleriyle alışılmadık bir Aslan Nihat portresi…
Fenerbahçe'nin kanarya sembolü, kaleci Cihat Arman'ın 1939 yılında takıma katılmasıyla ortaya çıkmış ve onun "uçan kaleci" lakabı ile özdeşleşmiştir. Galatasaray'ın aslanı ise, takım kaptanı Nihat Bedik'in “Aslan Nihat” olarak bilinen lakabından gelmektedir.
Mustafa Kemal Paşa Fenerbahçeli'lere son söz olarak: "Fenerbahçe'ye sonsuz muvaffakiyetler (başarılar) dilerim, Allahaısmarladık" diyerek kulübten ayrılmıştır. Atatürk Fenerbahçe Kulübü'ne Yardım ediyor: 5 Haziran'ı 6 Haziran 1932'ye bağlayan gece Fenerbahçe'nin Kuşdili'nde ki ahşap lokalinde yangın çıkmıştır.